Bir Gün Lazım Olur Kafası

doorway-690338_1280

Elektronik eşyalarımı koyduğum çekmeceyi açıyorum. İçinden eski telefonumun şarj aleti, yazıcının şimdiye kadar hiç kullanmak zorunda kalmadığım CD’si çıkıyor.

Mutfak lavabosunun altındaki dolabı açıyorum içinde plastik poşetler, reçel kavanozları, eski çaydanlık…

Elbise dolabımın içinde senelerdir giymediğim eşofmanlar, gömlekler, pantolonlar… 

Kitaplıkta bir yerlerine yazdığım telefon veya parolalar nedeniyle sakladığım not defterlerim, dergi ekleri, İkea broşürleri…

Eski faturalar, çoktan attığım ürünlere ait garanti belgeleri, boş hediye kutuları, boş plastik kaplar…

Aldığımız ürünlerle birlikte evlerimiz yukarıda saydığım gibi ufak tefek yüzlerce ıvır zıvır ile doluyor. Bizler de ”ya bir gün lazım olursa” diyerek bunları atmaya kıyamıyoruz. Sonuçta dolaplar, çekmeceler, kutular kullanmadığımız eşyalarla dolup taşıyor.

Biriktirdiğimiz şeyler sadece ufak tefek eşyalar olmayabiliyor. Örneğin eski bilgisayarımız, kasetli müzik çalar,  zamanında severek giydiğimiz ancak artık içine giremediğimiz elbiseler, filmli bir fotoğraf makinesi, eski karnelerimiz, okul defterlerimiz, hatırası olan objeler.

Özellikle bu tür eşyaların manevi değerlerinden ötürü onlardan kurtulamama gibi bir durum söz konusu olabiliyor.

Ancak sonuçta bunların hepsi birer eşya. Artık kullanmadığımız, senelerce bir köşede bekleyip bir gün bile elimize alıp değer vermediğimiz eşyalar…

Bu eşyalardan kurtulma düşüncesi gözümüzde büyüyor ve “ya bir gün lazım olursa” söylemiyle birlikte bir köşede yerlerini buluyorlar.

Ne yazık ki yazımın başında verdiğim örneklerin bazıları benim evimde de var. Ancak durumun farkındayım ve vaktim oldukça yavaş yavaş temizliyorum.

Sonuç olarak evimizin, gözümüzün ve aklımızın bir köşesini istila eden bu eşyalardan kurtularak daha berrak, minimalist bir eve, iş yerine, hayata sahip olmak bizim elimizde.

Bu yazıya bir şans tanıyın ve “bir gün lazım olur” diye sakladıklarınızdan kurtulun. Göreceksiniz minimalizm sayesinde hayatınızdaki fazlalıklardan kurtuldukça sizler hafifleyeceksiniz.

BASİTBİRŞEY yazıları e-postana gelsin
Bir Gün Lazım Olur Kafası

Bir Gün Lazım Olur Kafası” üzerine 2 yorum

  1. cesika dedi ki:

    Daha dün eski DVD oynatıcısı, ev telefonu, eski telefonlar şarjlar hepsini çıkardım evden.. takmadığım takıları da.. fularları da… ilaçları 2-3 ayda bir temizliyorum zaten… fazla tabak bardakları da ihtiyaç sahibine verdim… sıra baza ve dolaplarda 🙂 ohhh miss çok iyi geliyor kesinlikle 🙂

  2. Züleyha dedi ki:

    Merhaba, geçen sene Haziran ayında minimalist yaşam konusunda okumaya başladım. Çünkü biriktirmeyi seven (hatta bağımlı) aile büyükleri var çevremde . 80 yaşında olduğu halde , 20 yaşında alıp hiç giymediği ayakkabıları kutusuna saklayan bir kayinvalidem ve daha önce çalıştığım ilaç firmasından promosyon malzemelerini saklayan bir annem var. Çeyiz veriyoruz, hediye getiriyoruz diyerek evime epeyce fazla eşya yığıldı 9 yıllık süreçte. Bu aile büyükleri bu kadar çok eşyaya sahipken hiç keyfini süremeyip (nispeten daha yeni olanlara kıyıp kullanmıyorlar çünkü) eşyaya hizmet ediyorlardı( hala daha aynı ) Bu durum bana ve nihayet eşime de vahim gelmeye başlayınca, ‘Marie Kondo’nun “Dere,topla, rahatla” kitabını okudum.Evden bir gün içinde 7 tane yün yorgan ve dünya kadar eşya gönderdim, o kadar rahatladım ki… Bu eleme, en sevdiğimiz eşyalarla kalma çalışmalarım halen sürüyor, dolayısıyla
    Minimalist yaşam için biraz daha vakit var. İnsanlık için küçük benim için büyük bir adım oldu. Bu yolda işe yarayacak tavsiyeye varım. (Züleyha)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir