Minimalizm 2. Bölüm

FullSizeRenderÖnceki yazımda minimalizmin; önem verdiğimiz şeylere yer ve zaman açabilmek için hayatımızdaki fazlalıklardan kurtulmak olduğundan bahsetmiştim.

Hayatımıza sığdırdığımız her bir eşya, ilişki ve aktivitenin bize yeni bir sorumluluk getirdiğini ve asıl sevdiğimiz, keyif aldığımız şeyler için ayırabileceğimiz zamanımızdan çaldığını belirtmiştim.

Peki hayatımızdaki fazlalıklardan kurtulmak söylemesi kadar kolay mı?

Tüm renkli kıyafetlerimizden, evimizdeki mobilyalardan kurtularak minimalist olacağımızı düşünmek, minimalizme yüzeysel ve şekilci yaklaşmak olur. Oysa ki hepimizin hayat şekli, sorumlulukları ve ilgi alanları farklı olduğu için minimalizmi tecrübe etmesi de farklı olacaktır.

Kendimden bir örnek:

Anlaşılabilir olmak için kendimden örnek vermek isterim: Sualtında fotoğraf çekmek benim ilgi alanlarımdan birisidir. Sualtı fotoğrafçılığı için bir fotoğraf makinesine, fotoğraf makinesini içine koyduğumuz su geçirmez bir kabine, sualtı flaşlarına, flaş kollarına, fiber optik kablolara, sızdırmazlık için silikon gres ve contalara, şarj aleti, ekstra piller, hafıza kartları ve harddisklere ihtiyacımız vardır.

Bu ekipmanların yanı sıra, bu işi düzenli yapıyorsak kendi dalış ekipmanlarımızın da olmasını isteriz. Sonuç olarak tüm bu ekipmanlar benim hayatımda ve dolabımda önemli bir yer kaplar. Sualtında fotoğraf çekmeyi öğrenmek, makineyi daha iyi kullanmak ve cihaz bakımlarını yapabilmek için de zaman ve emek harcarım.

Peki minimalizm adına dolabımı dolduran tüm bu eşyalardan kurtulmalı mıyım?

Tabi ki hayır. Tüm bu ekipman ve ayırdığım zaman benim hayatımdan çıkarmak istemediğim şeylerdir. Çünkü bu uğraş için harcadığım zamandan zevk alır, bir şeyler üretmenin keyfini yaşarım. Ancak bu ilgi alanıma daha fazla vakit ayırabilmek zamanımı alan diğer şeyleri hayatımdan çıkartmam veya zamanımı alacak yeni bir uğraşa başlamamam minimalist bir tercih olacaktır.

Mesela koşmayı seven biri olarak tam bir maraton koşmak güzel bir hedef olarak görünebilir. Ancak maraton koşabilmek için ciddi bir antrenman programını neredeyse haftanın her günü disiplinli bir şekilde uygulayabilmem gerekir. Böyle bir bağımlılığın hayatımda önemli bir zaman kaplayacağını ve önem verdiğim diğer şeylerin zamanını alacağını bildiğim için bu uğraşa hiç başlamadım.

Hobi örneği:

Başka bir örnek düşünelim. Bir süre önce fotoğraf çekmeye heveslenmiş ve herkesin elinde gördüğü o büyük DSLR fotoğraf makinelerinden birini almış birisini hayal edelim. Tatillerde fotoğraf makinesini yanında taşıyor, uzun yürüyüşlerde boynu ağrıyor, lensini çizmemek için durmadan omzundaki makineyi kolluyor olsun. Aynı kişinin aslında fotoğraflarının çoğunu cep telefonuyla çekip, daha hızlı ve kolay bir şekilde sosyal medyada paylaşabildiğini farkettiğini düşünelim. Böyle birisi için fotoğraf makinesine sahip olmak muhtemelen günümüz tüketim çılgınlığı ve reklamcılık sektörünün bir sonucudur. Hayalindeki imajında büyük bir fotoğraf makinesi ile dergilerde yayınlanacak güzellikte fotoğraflar çekeceğini düşlemiş olsa da; gerçek dünyada böyle bir makinenin kendisine yük olduğunu anlaması sonucu fotoğraf makinesini satması veya bir şekilde elinden çıkarması minimalist bir yaklaşım olacaktır.

Fazla eşya örneği:

Diğer bir örnek vermek gerekirse; çoğumuzun dolabında bir gün giyilmeyi bekleyen ancak belki de bir senedir giymediğimiz bir çok kıyafet vardır. Ya da kiler olarak kullandığımız küçük tuvalette bir gün ihtiyacım olursa diye sakladığımız ekstra bavul belki de iki senedir dokunulmadan görevini bekliyordur. İşte bu eşyaları hayatımızdan çıkarabildiğimiz zaman, zihnimizin bir köşesini meşgul etmelerini de engellemiş olacağız. Fiziksel olarak daha geniş bir yaşam alanına sahip olurken, zihinsel olarak da ferahlamış olacağız.

İlişki örneği:

İlişkilerimize verebileceğimiz bir örneği düşünelim. Okuldan tanıdığımız bir arkadaşımız olsun. Uzun bir zamandan sonra çalıştığımız iş ortamı veya yaşadığımız yer nedeniyle tekrar bir araya geldiğimizi düşünelim. Yetişkin birer birey olduktan sonra düşüncelerimizin farklılaştığını ve birlikte zaman geçirmenin keyif vermeyi bırakın, artık bizi çatışmaya doğru sürüklediğini hayal edelim. Böyle bir arkadaşlığın her iki tarafa da zarardan başka bir katkısı olmayacaktır. Bu ilişkiyi birbirimizi kırmadan bitirmek, bize daha çok değer veren ve bize daha çok ihtiyacı olan diğer arkadaşlarımız için daha çok zamana sahip olmamızı sağlayacaktır.

Fazlalıklardan Kurtulmak:

Sonuç olarak minimalist felsefe ile hayatımızda yer alan gereksiz eşya, aktivite ve ilişkileri değerlendirebilir, bize manevi bir katkısı olmayan ve sadece yük olan şeylerden kurtulabiliriz. Elimizde kalan boşluk -üzeri dağınık bir masaya kıyasla- temiz, boş bir masanın hissettirdiği ferahlık olacaktır.

Daha önceki yazımda da belirttiğim üzere minimalizmin tek bir formülü yoktur. Kişiden kişiye değişen, sorumluluk ve ilgi alanlarına göre ele alınması gereken bir konudur.

Minimalist bir yaklaşımla hayatımızdaki fazlalıklardan kurtulmak için yapabileceğimiz ilk adım da kendimizi tanımak, ilgi alanlarımızı, temel değerlerimizi ve sorumluluklarımızı anlamaya çalışmaktır.

Sağ üst köşedeki açılır menü üzerindeki forma e-posta adresinizi yazarak BASİTBİRŞEY gönderilerini e-posta yoluyla takip edebileceğinizi hatırlatmak isterim. Ayrıca yazılarım hakkındaki değerli yorum ve eleştirilerinizi gönderinin altındaki yorum bölümünde paylaşmanızdan mutluluk duyarım.

BASİTBİRŞEY yazıları e-postana gelsin
Minimalizm 2. Bölüm

Minimalizm 2. Bölüm” üzerine 6 yorum

  1. Yakup yıldız dedi ki:

    Minimalizmi çok iyi açıklamışsınız,kısa ama öz bi yazı,daha fazla alt seçeneklerle devamını bekliyoruz.örneğin aile içi minimal toplumsal düzeyinde rolantilerde,huzur,tartışma,kutlama ve akraba düzeyinde minimalizm bize ne kazandırır?diye bi alt Başlık açayım dedim:))

  2. Ensar dedi ki:

    Fazlalıkları atmayı ciddi anlamda beceremeyen aksine birşeyleri atmamayı neredeyse kendine ilke olarak edinmiş (istemeden de olsa) birisi olarak gereksiz insanları atmayı nasıl becerebiliriz. Bu konudaki detaylı tavsiyeler sizin alanınıza mı giriyor bilmiyorum ama tavsiyeleriniz varsa almaya hazırım:)) Teşekkürler.

    1. Ensar yorumun için çok teşekkür ederim. Senin yorumunu okuduktan sonra ilişkilerimizde minimalizm konulu bir yazı yazmaya başladım. Yakında yayınlamaya hazır hale getirmeyi umuyorum. Ben bir ilişki uzmanı değilim, hatta psikoloji alanında hiç bir eğitimim de yok, ama benim yaşadığım sorunları yaşayan insanlara kendi çözüm yöntemlerimi aktararak farklı bir düşünce yöntemi aktarabilirsem ne mutlu bana.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir