Minimalizm 1. Bölüm

image

Günlük sohbetlerimizde ne kadar yoğun olduğumuz, ne kadar çok işimizin olduğu hakkında yakınır dururuz. Belki dillendirilmese de günümüz dünyasında, birden fazla işle aynı anda uğraşan ve çok yoğun olan kişinin daha çalışkan olduğu, daha başarılı olduğu ve iş hayatında daha önemli biri olduğu düşünülür.

Canımız sıkıldığında AVM’lere gidip, kıyafet, kitap, elektronik eşya vs almaya gideriz. Kıyafetlerimiz sanki bir yiyecekmiş gibi tüketilen ve son kullanma tarihi geçince yenisi ile değiştirilmesi gereken ürünlerdir. Okumadığımız kitaplar raflarımızda dururken alışkanlık haline gelen bir dürtüyle kitapçıya girip kendimizi yeni çıkanlar listesine bakar buluruz. 

Takvimimizde boş olan her gün için bir aktivite planlamamız gerektiği hissine kapılırız. Pazartesi, çarşamba, cuma spor salonu, salı günleri dans kursu, cumartesi günü konser, pazar arkadaşlarla kahvaltı vs… Çünkü ne kadar çok aktivite yapıyorsak o kadar sosyalizdir.

Bulunduğumuz her ortamda yeni insanlarla tanışmaya çabalarız. Birlikte planlar yapar, birbirimizi daha yakından tanıyıp, arkadaş olmaya çalışırız.

Doğru Orantı Yanılgısı:

Matematikte öğrendiğimiz doğru orantı ilkesi hayatta başarılı ve mutlu olmak için geçerli olmayabilir.

Daha çok iş ve daha büyük mevkiler daha çok sorumluluk demektir. Daha çok sorumluluk daha az kişisel zaman demektir. Böyle bir hayatta, sorumluluk duygusunun ağırlığından dolayı kişisel zamanımızda dahi kaygı hissederiz.

Daha çok kıyafet, daha çok eşya, daha çok kitap hayatımızda ufak da olsa bir yer kaplar, kafamızın bir köşesini meşgul eder. Evimizi dolduran eşyaların temizliği ve toparlanması için harcadığımız emek bir yana kapladıkları alan bile huzurlu zihnimizi rahatsız etmeye başlar. Modaya uyma ve bir kez giydiğini tekrar giymemeye çalışma kaygısı ile daha çok zaman ve para harcamaya başlarız. Aldığımız kitapları okumadığımız için suçluluk duyarız.

Daha çok aktivite planlamak ve kurslara gitmek; yaratıcı olmak, üretmek ve düşünmek için ihtiyacımız olan boş zamanımızı doldurur. Sürekli birşeyler öğreniriz ancak bu konularda kafa yormadığımız ve zaman harcamadığımız için öğrendiklerimizi kullanamayız, bir şeyler üretemeyiz ve gelişemeyiz.

Daha çok insanla tanışma, daha fazla arkadaş edinme; onlarla daha çok zaman harcama isteği ve gerekliliği doğurur. Görüşmeler ayarlamak için planlar yapar fakat iki tarafın da yoğun programından dolayı görüşemeyiz. Aramadığımız, görüşemediğimiz için de kaygılanır ve vefasız hissederiz. Arkadaşlarımıza zaman ayıramamız kafamızı sürekli meşgul eder.

Minimalist Yaklaşım:

Yukarıda verdiğim örnekler herkes için geçerli olmayabilir. Mesela iş hayatında daha büyük mevkilere geldiğinde, maddi imkanlara sahip olarak yakınlarına, ihtiyacı olanlara yardım etmek hayaline sahip bir insan için doğru orantı mantıklı bir ilke olabilir. Ya da hayatta en büyük tutkusu moda olan birisi için modayı takip ederek yeni kıyafetler almak yaratıcılığını geliştirmek için gerekli olabilir. Daha çok kurslara gitmekten bahsedecek olursak; insanın yaptığı aktivitelerden keyif alabilmesi için illa ki ustalaşmasına da gerek olmayabilir.

Fakat bilinçli olarak bu tercihleri yapabilmek için kendimizi iyi tanımamız, ne istediğimizi bilmemiz gerekir. Bunun için de kendimize karşı dürüst olmamız ve hayatımızın farkında olmamız gerekir.

Genel anlamda düşünecek olursak, minimalizm sade kıyafetler, düz duvarlar, boş evler gibi sadece imajla alakalı değildir.

Minimalist yaklaşım kendini tanıma sonucu; isteklerini, ihtiyaçlarını anlama ve kendince önemli olan şeylere yer açabilmek için hayatındaki fazlalıklardan kurtulmak demektir. 

Hayatımızdaki fazlalıklar da zamanımızı alan sorumluluklar, ihtiyacımızın fazlası olan eşyalar, önem verdiğimiz konularda iyi olmamıza engel olan aktiviteler ve bize gerçekten değer veren insanların yanında olmamıza mani olan yüzeysel arkadaşlıklar olabilir.

Bu yazıda genel olarak sorunlarımızdan ve sorunlarımızın neden olduğu sonuçlardan bahsettikten sonra minimalizmin kısa bir tanımını yapmış oldum. Minimalizm yazısının ikinci bölümünde hayatımızı nasıl sadeleştirebileceğimiz hakkında örnekler vereceğim.

BASİTBİRŞEY yazıları e-postana gelsin
Minimalizm 1. Bölüm

Minimalizm 1. Bölüm” üzerine 5 yorum

  1. Gurol Aydemir dedi ki:

    Yaziyi gerçekçi ve bir o kadar akıcı buldum fakat dili biraz daha geliştirilebilir ve yazınız bana daha cok şeye sahip olmaktansa daha az şeye ihtiyaç dünyamızn gerekliliğini anımsattı…Saygılar G.A.

  2. Değerli yorumlarınız için teşekkür ederim. Her yazı ile kendimi ve yazı dilimi biraz daha geliştirmeye çalışıyorum. İlginiz için çok teşekkür ederim.

  3. Nazım dedi ki:

    Yani ben antisosyal deil minimalist bi kisiymisim diye kendimi avutabilirmiyimm(hemide en minimalistinden:) )56 yorum yapma önüne bakk!!!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir