Farkındalık

Durmaksızın gelecek hakkında planlar yapıyoruz. İş yerinde yapacaklarımız, evde bizi bekleyen işler, özel hayatımızdaki planlar, seyahatler, seminerler, kurslar…

Bunlar yetmezmiş gibi bir de geçmişte olan şeyleri kafamıza takıyoruz: ‘Bana bunu nasıl söyler?’, ‘Ben bunları hakedecek adam mıydım?’, ‘Neden metroyla gitmeyi tercih etmedim ki? Şimdi bu trafikte beklemezdim’, ‘Geçen gün onu aramayarak çok büyük ayıp ettim’…

Bugünü ise sabırsızca, telaş içinde yaşıyoruz. Bir gönderiden diğerine hızlı hızlı geç, onu beğen, şuna yorum yap, arkadaşınla konuşurken bir yandan da e-postalarını kontrol et, Instagramı aç, takip ettiklerinin fotoğraflarını beğen, eline kitabını al, daha bir sayfa okuyamadan telefonuna gelen mesajı okumak için kitabı bırak, gelen mesaja cevap yaz…

Gelecek hakkında gereğinden fazla kafa yormak kaygılanmamıza yol açıyor. Geçmişi tekrar tekrar düşünmek ise, bizi daha fazla üzüyor. Bugünü telaş içinde yaşamak, dikkatimizi dağıtıp bizi zaman stresine sokuyor.

Minimalist, sade ve basit yaşam hakkında bilgi sahibi oldukça yukarıdaki endişelerimi azaltmanın bir yolu olduğunu öğrendim: Geçmiş ve gelecek hakkında gereğinden fazla kafa yormadan ‘‘bu an’’ da yaşamak.

Bu anda yaşamak, aslında ‘‘farkında olarak’’ yaşamak demek. Bu anda yaptığımız, önümüzdeki iş ne ise sadece ona yoğunlaşmak, başka şeyleri düşünmemek demektir.

Farkındalığımızı Nasıl Geliştirebiliriz:

Farkındalığımızı geliştirmek için uygulayabileceğimiz farklı yöntemler bulunmakta. Bu yazıda benim için faydalı olan, benim hayatımda işe yarayan yöntemlerden bahsetmek istiyorum.

1. Bu yöntemlerden en temeli önceki yazımın da konusu olan nefes alıp verişime yoğunlaşmam oldu. Çünkü ilk başlarda o anda yaptığım işe odaklanmaya çalıştığımda dikkatimin çok çabuk dağıldığını farkettim. Oturduğum yerde nefes alıp verişime odaklanmak ise yapabileceğim en basit işti. Oturduğum yeri ve oturuş şeklimi hissettim, nefesimi izledim. Dikkatim dağıldığını, başka şeyler düşünmeye başladığımı farkettiğim anda tekrar nefesime odaklandım.

2. Bir sonraki aşamada oturduğum yerde değil de, rutin ev işlerini yaparken -mesela bulaşık makinesini boşaltırken- nefesimi izledim. Tam dikkatimi nefesime vermeğe başladığım anda kendimi, daha sonra yapacağım işleri düşünürken buldukça sıkılmadan ve kendime kızmadan tekrar ve tekrar nefesime geri döndüm.

3. Daha sonraları ise, yaptığım işlere dikkatimi vermeğe başladım. O an yemek yiyorsam sadece yemeğin tadına, dokusuna, kokusuna odaklandım. Belki de o beş dakika boyunca hayatımda ilk kez gerçekten hissederek tadına vara vara bir yemek yedim.

4. Farkındalığımı geliştirmem için faydalı olan diğer bir yöntem ise meditasyon oldu. Meditasyon, o esnada etrafımda gerçekleşen olaylara (ses, koku vb.) ve kendi hissettiklerime (nefes, oturuşum vb.) sırasıyla dikkatimi yoğunlaştırmam vasıtasıyla farkındalığımı geliştirmeme faydalı oldu ve olmaya da devam ediyor. Meditasyon ile ilgili görüşlerimi ayrı bir yazıda ele alacağım.

Sonuç olarak, önümüzdeki işe tüm dikkatimizi verebilirsek geçmiş ve gelecek kaygılarımızdan kurtulabilir, ayrıca dikkat eksikliği sorunumuzu da yenmeye başlayabiliriz. Farkındalığımızı artırabilir, hayatımızda yer alan ama önemsemediğimiz küçük keyiflerden daha çok zevk alabiliriz. Geçmiş ve gelecek kaygılarımız içinde boğulmadığımız için de daha huzurlu bir kafaya sahip olabiliriz.

BASİTBİRŞEY yazıları e-postana gelsin
Farkındalık

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir